12 Eylül 2007

bu bir eylül sabahı

düğümlenmiş duruyor cümleler, boğazıma değilse parmaklarıma.
boğazlara düğümlenen başka şeyleri düşünüyorum sonra.

kalın ipleri.

bu bir eylül sabahı,
dün yaşayanlar bugün yaşamıyor,
nefes alsa da bedenleri.

6 yorum:

niyo dedi ki...

):

Adsız dedi ki...

sadece hüzünlendiğinde değil mutlu olduğunda da yazmalısın
ayrıca öykü sana daha çok yakışıyor :)

varolmayan şövalye dedi ki...

:) farkındayım. bu bir şiir denemesi değildi zaten, hiçbir zaman (ergenlik buhranları hariç) yeltenmedim o işe. uyaklı birkaç söz oldu sadece... dediğim gibi, düğümlenmiş duruyordu cümleler...

Adsız dedi ki...

ben şiir denemene değil, denemelerine gönderme yapmıştım zaten. yalnızca bu yazıya yönelik bir eleştiri değildi. ama burayı bizim için değil kendin için açmışsın, seni nasıl mutlu ediyorsa öyle yaz.

birisi dedi ki...

"...dün yaşayanlar bugün yaşamıyor,
nefes alsa da bedenleri."

örn.birisinin 10 yıl işkence görmüş bi akrabası. aynen tarif ettiğin gibi; boş boş bakıyo sadece, küsmek ne kelime...

ama öle demeyelim...başbakanımız ne demiş(mealen):
"ııı..son nüfus sayımına göre nüfusumuzun yarısı 28 yaşından küçük, dolayısıylan, toplumun yarısını ilgilendirmeyen bu konuları artık kapatalım"

o da bizi düşünüyo aslında; senin benim gibi, 80'den sonra doğanları düşünüyo...
acıları/umutsuzluğu devralanları geçelim,
umutsuzluğu bizzat yaşayanları da geçelim,
acıları bizzat yaşayanlar hala hayatteyken, o bizi düşünüyo...
kendimi şefkatle sarılmış hissediyorum, ya sen?...

(bu ne geç kalmış bir yorumdur böyle? ama bazen geç kalmak iyidir...)

birisi dedi ki...

not:" ama bazen geç kalmak iyidir..." :
zamanında yorum yaptık ve gördük manasında.