30 Temmuz 2012
Yüksek Lisans, Yüksek Sömürü?
(agos, derkenar, yirmiiki haziran ikibinoniki)
“Yüksek lisans öğrencileri köle emeği olarak kullanılıyor”. Geçtiğimiz günlerde bu başlıkla İngiliz gazetelerinde kendine yer bulan bir araştırma, bizi Türkiye’deki üniversitelerindeki durumu sorgulamaya itti. Özel üniversitelerin mantar gibi çoğaldığı, piyasa koşullarının git gide daha belirleyici olduğu, YÖK’ün kontrol mekanizmalarının etkisinin ise her zamanki gibi devam ettiği günümüzde, asistan olarak çalışan yüksek lisans öğrencilerinin durumunu farklı okullardan öğrencilerle konuştuk.
3 Mayıs 2012
The Legend of Korra, son umut bükücü
(agos, derkenar, yirmiyedi nisan ikibinoniki)
11 Nisan 2012
Concerning this a man once said: Why such reluctance? If you only followed the parables you yourselves would become parables and with that rid of all your daily cares.
Another said: I bet that is also a parable.
The first said: You have won.
The second said: But unfortunately only in parable.
The first said: No, in reality: in parable you have lost.
10 Nisan 2012
Türk Pasaportu/Musevi Müzesi
Karaköy’de dar,
karanlık bir çıkmaz sokak, Perçemli. Sokağın ucunda eski bir sinagog, Zulfaris.
Kendi cehaletimden, muhakkak, daha önce duymadığım, ama saklanmışlığının da
payı olsa gerek, kendisini de pek duyurmayan bir müze, ‘500. Yıl Vakfı Türk
Musevileri Müzesi’.
26 Mart 2012
Yeni Türk Lirası: Bir Ermeni Hatırası
(agos, derkenar, onaltı mart ikibinoniki)
“…nakledilen ahalinin alâka-ı mülkiyet ve tasarrufu kalmamasını temîn…”*
Baştan
söyleyeyim, bu bir komplo teorisi yazısı değil. Bu konuyla ilgili benzerlerini
okuduğunuz varsayımlar, “böyleyken böyle olmuş”lar, “bak bak kesin şöyle”ler bu
yazıda yer almayacak. Ama bu bir komplo yazısı, orası doğrudur. Bu topraklarda
yaşanmış en büyük komplonun cüzdanlarımızdaki izini anlatıyor.
18 Mart 2012
İkinci defa Uyuyan Güzel hikâyesini anlatmak istiyorum.
Uyuyan güzel dikenli çalıların arasında yatıyordu. Sonra bir gün birdenbire, üzerinden pek çok yıl geçtikten sonra uyandı.
Ama talihli bir prensin öpücüğüyle değil.
Onu genç aşçı uyandırmış, uyandırmasıyla birlikte de kulağına öyle bir yumruk yemişti ki ses tüm kalenin içinde çınlamıştı, neticede yılların biriken enerjisinin bir ürünüydü.
Aşağıdaki sayfaların dikenli çalıları ardında güzel bir çocuk uyuyor.
Aman ola, parıltılı bilgiyle donanmış talihli bir prensin buna yaklaşmasına müsaade etmeyin. Zira gelini öpmesiyle suratına tokadı yiyecektir.
İyisi mi başaşçı göreviyle yazar onu uyandırsın. Keskin çınlamasıyla bilgi salonlarını çınlatacak kulaklardaki yumruğun hanidir vakti gelmiştir.
İşte o zaman bu fukara hakikat uyanacak, hani yasaklı olarak kendisini bir profesör cübbesi içine kapattığını düşündüğü içindir ki yine kendisini modası geçmiş dingile bağlayan şu hakikat. (walter benjamin, alman trajik dramasının kökeni için, frankfurt sosyal araştırmalar enstitüsü'ne [frankfurt okulu] hitaben yazdığı ve yayınlanmayan önsöz'den.)
29 Şubat 2012
“Kurbanların yeniden şarkı söyleyeceği günleri anlat bana"
(agos, derkenar, 13.02.12)
Leonard Cohen – Old Ideas
L. Cohen’in
kendisi yeterince eski bir fikir, değil mi? ‘Leonard’la konuşmak istiyorum/bir
sporcu o, ve bir çoban/tembel bir piç kurusu/takım elbisesinde yaşayan’. Old
Ideas böyle açılıyor, Going Home şarkısında. Kanadalı bu ‘güzel kaybeden’, son
stüdyo albümünden bu yana sekiz sene geçtikten sonra, nihayet, yeni bir albümle
ve ‘eski fikirlerle’ geri döndü.
28 Ocak 2012
yan yana gelip seslerimizi birleştirmek
ağır, ağrılı, yorgun bir haftaydı, 20 ocak'ın agos'una ancak gitti elim. twitter'ımda umutsuz, mutsuz kısa cümleler birbirini kovalıyor: odatv davasında yine tahliye yok. bu ülke tahliyeye şükredenlerin, ama daha çok, onlara bunu bile çok görenlerin ülkesi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




