(aşağıdaki yazının biraz kısalmış hali, 6 ocak 2012 tarihli agos gazetesi'nde, derkenar sayfasında yayınlandı)
Kadrolu devlet Cemil Çiçek, meclis kürsüsünden haykırıyordu: “Bu, Boğaz’a bakarak...Türk milletini arkadan hançerlemektir!” Bahsettiği 2005’teki ‘Osmanlı Ermenileri’ konferansıydı, tehditler üzerine Bilgi Üniversitesi’ne alınan. Sonrasındaki 6 sene, Boğaz’a bakarak, ama onun ötesinde coğrafyaları, Halâskârgazi’de cansız yatan Hrant Dink’i, Kürdistan’da tutuklanan çocukları, Tuzla tersanelerinde ölenleri görerek, hançerini elinden geldiğince zalimlere batıranlara tanık oldu, Boğaziçi. Romantik bir kurtarılmış bölge, ya da bir fildişi kulesi değildi elbette; git gide ticarileşen bir üniversiteydi, öğrencilerinin hiçbir karar mekanizmasında yer alamadığı bürokratik bir şirket olma yolundaydı; siyasi baskılar yüzünden soruşturmalara maruz bırakılan öğrencileri vardı.